Zeytinyağında evrensel doğru olan " aile işletmesi" olma zorunluluğu, Özgün Zeytincilik için de geçerlidir. Aile soyağacıın yüzyıla yaklaşan üretim geçmişinin, 4 temel büküm noktası var. Birinci büküm noktası, Sucu ailesi fertlerinin 1922'de mübadeleyle Midilli'den Ayvalık'a yerleşmesidir. Kendilerine soyadı yasasıyla sonradan "Sucu" adını kazandıran namları, evlere "eşek sırtında" su ticareti yapmalarından gelir. Ama evin dönen çarkı zeytindir. Devletin, mübadil vatandaşlara usul olduğu üzere en meyilli arazilerde tahsis ettiği zeytinliklerin bizi bugün bile beslemesinden, o tarihe mevcut en ileri teknikle hasat edildiğini ve işlendiğini anlıyoruz. Bugün yönetimde olan Sucu ailesinin 3. kuşağı; Cumhuriyet'imizin bu en zor ilk yılarında, modern üretimi bilmiş ve gerçekleştirmiş ahfadını saygıyla anmayı görev biliyor.
İkinci büküm noktası, 1955'de yaşanır! Ayvalık'a şebeke suyuna bağlanınca, Sucu ailesinin su ticareti yapma dönemi biter. Geride kalan tortu, ticaretin en önemli yanı olan "namı" olur. Daha da anlamlısı, üretimde tek işe odaklanmanın yaşamsal gereği anlaşılır. O günden bugünei Sucu ailesinin fertleri, bildikleri tek üretim konusu zeytin ve zeytinyağının dışına hiç çıkmazlar... Aile şirketi olmanın erdemini burada görürler.
1990 yılında Sucu ailesinin yüksek eğitim almış 3. kuşağı, üretimle ticareti birlikte yaşatan bir yapılanmanın içine girer. Ticari faaliyetlerin Özgün Zeytincilik adıyla yürütülmesi karaı, 3 büküm noktası olacaktır. Yaratılan güvenle, beslenen satış hacmindeki artış, 2005'de stratejik bir karar aldırır! Zeytin işletme ve zeytinyağı sıkma da mevcut atölyeden çıkılır, fabrika üretimine geçilir. Ancak bu, bir yığın üretimi kararı değil sadece kaliteye ölçek artışı katmaktadır. İzmir-Çanakkale devlet karayolunun Ayvalık girişindeki Özgün Zeytincilik tesislerinde, halen yılda 2500 ton zeytinyağı ve 500 ton zeytin naturel tarzda üretiliyor diyemiyeceğiz, hazırlanıyor demek daha doğru olacak.
Özgün Zeytinciliği önümüzdeki dönemde hangi "büküm noktaları" nı yaşayacağını bilemeyiz! Bildiğimiz iki saydam olgu var: Birincisi, Sucu ailesi "üretimde dalya" demeden, 4. kuşağının işbaşına geçeceğidir. İkincisi, "kaliteli üretim" ya da "butik ürün" gibi gizemli sözlere sarılmadan, standart ve performansla, kurumsallaşmayı deneyeceğimizdir. Zeytin ve zeytinyağı üretiminin altın makası sayılan HACCP standardını içeren, İSO 22000 Belge'mizi mütevazi ölçeklerde de olsa Batı Avrupa'ya başlayan deneme sevkiatımızı, bunun ilk ölçüleri olarak görüyoruz. Bilmem siz ne dersiniz?
"Yolunuz düşerse" çok bildik bir sözcük... Biz böyle demeyip, sizi Troya'dan Likta yolu'na ulaştıran, Ege'nin babası saydığımız Homeros'un İlyada'sının birebir akıp geçtiği Kazdağı Diyarına, Ayvalık'a "yaz ya da kış, yolunuz mutlaka düşer" diyoruz. Sizi Ege'de Özgün Zeytincilik de ağırlamak bizim keyfimiz olacak. Romanco W. Faulkner'in deyimiyle "kirli para" nın takas edildiği "Satıcı-Müşteri" sözcükleri, Özgün Zeytincilik lugatında çok şükür yer almıyor. Sizi bir misafirimiz olarak Halikarnas Balıkçısı cevat şakir'in Türkçe'mizin en içten sözcüğü olarak nitelediği "merhaba" ile selamlamak istiyoruz.
Ege deyimiyle "uğurlar olsun" diyerek saygımızı sunarız.